Perşembe, Mayıs 21, 2026
GeziGalata SokaklarıHazzopulo Pasajı: Beyoğlu’nun Ticari, Kültürel ve Politik Hafızasında Bir Geçit Mekânı

Hazzopulo Pasajı: Beyoğlu’nun Ticari, Kültürel ve Politik Hafızasında Bir Geçit Mekânı

Tarihi ve İnşa Süreci

Hazzopulo Pasajı (Hacopulo Pasajı, Han Geçidi, Danışman Geçidi), İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde, İstiklal Caddesi ile Meşrutiyet Caddesi arasında konumlanan ve bu iki aksı birbirine bağlayan önemli bir geçit yapısıdır. 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen pasaj, Galata-Pera hattının hızla modernleştiği ve ticari yoğunluğun arttığı bir dönemin ürünüdür.

Pasajın banisi konusunda farklı görüşler bulunmakla birlikte, yapı genellikle zengin bir Rum tüccar olan M. Hacopulo ile ilişkilendirilir. Bazı kaynaklarda ise yapının Rum banker Kiryako John Hacopulos ya da Galata bankerlerinden Yorgo Zarifi Hacopulo tarafından yaptırıldığı belirtilir. İnşaatın 1850’li yıllarda başladığı ve yapının 15 Nisan 1871’de tamamlanarak törenle açıldığı kabul edilir.

İlk açıldığı dönemde pasaj, İstanbul’un en önemli alışveriş ve moda merkezlerinden biri olarak öne çıkmıştır. Tuhafiyeciler, terziler, şapkacılar, ayakkabıcılar ve dönemin ünlü modelistleri burada yer almış; ipek kumaşlar, ibrişim ve çeşitli tekstil ürünleri bu mekânda ticarete konu olmuştur. Bu yönüyle pasaj, yalnızca bir geçit değil, dönemin tüketim kültürünü şekillendiren bir merkez niteliği taşımıştır.


Mimari Özellikler ve Mekânsal Kurgu

Hazzopulo Pasajı, neoklasik üslupta inşa edilmiş, avlulu bir pasaj kompleksidir. Yapı, üç ana kütleden oluşur ve ortada geniş bir iç avlu etrafında örgütlenir. İstiklal Caddesi’ne dar ve tonozlu bir geçitle açılan pasaj, içeri girildiğinde daha geniş bir mekânsal deneyim sunar.

İstiklal Caddesi girişinde altı adet çapraz tonozun, Meşrutiyet Caddesi girişinde ise üç tonozun altından geçilerek avluya ulaşılır. Ayrıca yapı, Panayia İsodion Kilisesi’ne açılan üçüncü bir bağlantıya sahiptir. Bu çoklu giriş sistemi, pasajın yalnızca bir ticaret alanı değil, aynı zamanda kentsel dolaşımın bir parçası olduğunu gösterir.

Avluyu çevreleyen yapılar kısmen iki, kısmen dört katlıdır. Solda yer alan ana yapı Hacopulo Apartmanı olarak tasarlanmış olup, katlara açık koridorlar aracılığıyla erişim sağlanır.

Pasajın zemininde kullanılan ve “Podima taşı” olarak adlandırılan taşlar, Çatalca’ya bağlı Yalıköy’den getirilmiştir. Bu taş döşeme, geçmişte avlunun taş ve çakıl kaplı yapısını günümüze taşıyan önemli bir izdir.

Cephe düzeninde İstiklal Caddesi’ne bakan yüzeyde neoklasik, iç avluya bakan yapılarda ise yeni-Rönesans etkileri görülür. Bu durum, pasajın hem dışa dönük temsiliyet hem de içe dönük kullanım arasında kurduğu mimari dengeyi yansıtır.


Kültürel ve Politik İşlevler

Hazzopulo Pasajı, yalnızca ticari bir merkez değil, aynı zamanda Osmanlı’nın son döneminde kültürel ve politik hareketliliğin önemli mekânlarından biri olmuştur.

Pasaj içinde Ahmet Mithat Efendi’nin matbaası bulunmuş, Namık Kemal’in yazılarıyla öne çıkan İbret Gazetesi burada basılmıştır. 1873 yılında gazetenin kapatılması sürecinde Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi burada tutuklanmış, ardından sürgüne gönderilmişlerdir.

Bu olayın ardından pasaj, Jön Türklerin toplanma ve fikir alışverişinde bulunduğu bir mekâna dönüşmüştür. Böylece yapı, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda düşünsel üretimin ve muhalif hareketlerin de taşıyıcısı haline gelmiştir.

Ayrıca pasaj, müzik ve sahne sanatları açısından da önemli bir rol oynamıştır. 19. yüzyılın sonlarında burada açılan müzik mağazaları ve performans alanları, İstanbul’un erken dönem müzik ve tiyatro hayatına katkı sağlamış; hatta bir dönem Türkçe opera eğitiminin verildiği bir mekân olarak kullanılmıştır.


Ticari Dönüşüm ve Mülkiyet Sorunu

Zamanla pasajın ticari yapısı değişmiş; 19. yüzyılın seçkin moda ve üretim merkezinden, daha küçük ölçekli esnafın yer aldığı bir yapıya dönüşmüştür. Tuhafiyeciler, sahaflar, müzik dükkânları ve zanaatkâr atölyeleri giderek yerini daha gündelik kullanımlara bırakmıştır.

2000’li yıllardan itibaren pasajın avlusu, kafe ve çay ocaklarının yoğunlaştığı bir sosyal mekâna dönüşmüştür. Günümüzde avlunun büyük bölümü masa ve sandalyelerle kaplıdır ve daha çok dinlenme, buluşma ve gündelik sosyalleşme alanı olarak kullanılmaktadır.

Buna karşın üst katlar büyük ölçüde boşalmış ve fiziksel olarak yıpranmıştır. Yapı, uzun süredir devam eden mülkiyet ve veraset davaları nedeniyle belirsiz bir hukuki statüye sahiptir ve 2010 yılından itibaren kayyum yönetimi altındadır.


İsmini Nasıl ve Neden Aldı?

Hazzopulo Pasajı’nın adı, yapıyı inşa ettiren kişiden gelir. Pasajın ismi, 19. yüzyılda Beyoğlu–Galata çevresinde ticaret ve finans alanında etkin olan Rum kökenli bir tüccar ya da banker olan Hacopulo (Hatzopoulos) ailesine dayanır.

En yaygın kabul gören görüşe göre pasaj, zengin bir Rum tüccar olan M. Hacopulo tarafından yaptırıldığı için onun adıyla anılmıştır. Ancak bazı kaynaklar bu kişinin Rum banker Kiryako John Hacopulos ya da Galata bankerlerinden Yorgo Zarifi Hacopulo olabileceğini belirtir. Bu farklılıklar olsa da ortak nokta şudur:

➡️ Pasajın adı, banisinin soyadından türetilmiştir.

“Hacopulo” adı zamanla halk arasında telaffuz değişimine uğrayarak “Hazzopulo” şeklini almıştır. Osmanlı İstanbul’unda özellikle Rumca kökenli isimlerin Türkçede fonetik olarak dönüşmesi oldukça yaygındır; bu isim de benzer bir süreçten geçmiştir.

İsim Değişikliği (Neden Değiştirildi?)

1980 sonrasında, özellikle 12 Eylül askeri darbesi döneminde, Türkiye’de azınlık kökenli yer adlarının Türkçeleştirilmesi yönünde bir eğilim ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda pasajın adı:

önce “Danışman Geçidi”
ardından “Han Geçidi”

olarak değiştirilmiştir.

Bu değişikliğin temel nedeni, Rumca kökenli bir ismin “uygunsuz” veya “yabancı” görülmesidir.### İsim Değişimi ve Hafıza

Pasajın adı, 12 Eylül 1980 sonrasında “sakıncalı” bulunarak önce “Danışman Geçidi”, ardından “Han Geçidi” olarak değiştirilmiştir. Ancak bu resmi müdahaleye rağmen, İstanbullular yapıyı hâlâ Hazzopulo ya da Hacopulo adıyla anmayı sürdürmektedir.

Bu durum, yapının yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda kolektif hafızada da güçlü bir yer edindiğini gösterir. Mekânın özgün adı, kullanıcıların gündelik dili içinde yaşamaya devam ederek resmî isimlendirmelere karşı bir süreklilik üretir.


Bugün

Bugün Hazzopulo Pasajı, Beyoğlu’nun yoğun kentsel dokusu içinde hem bir geçit hem de bir durak noktası olarak varlığını sürdürmektedir.

İçeri girildiğinde:

  • Bir yanda çay ocakları, küçük esnaf ve kitapçılar
  • Diğer yanda tarihsel katmanların izlerini taşıyan mimari detaylar
  • Üst katlarda ise terk edilmişlik hissi

aynı anda deneyimlenir.

Bu çok katmanlı yapı, Hazzopulo Pasajı’nı yalnızca bir alışveriş mekânı olmaktan çıkarır; onu İstanbul’un ticari, kültürel ve politik sürekliliğini içinde barındıran, yaşayan fakat aynı zamanda kırılgan bir kentsel hafıza alanına dönüştürür.

En Son İçerikler

Göz Atmaya Değer